Simeranyada, kültür sanat konularında küçükten büyüğe herkese hitap eden, özellikle edebiyat üzerine hem öğrencilerin hem de ilgililerin çok şey öğrenebileceği bir web sitesi olarak yayın hayatını sürdürüyor. Bireyin iç dünyasını esas alan hikaye örnekleri içeriğinde de maksadımız yine bu, örneklerle konuyu iyi bir şekilde anlayalım. Sizin de anlatacak bir hikayeniz varsa, biz yayınlamak için hazırız!
Hikaye 1: İçimdeki Yolculuk
Emre, günün büyük bölümünü karanlık ofisinde geçiriyor, dışarıdaki hayatı yalnızca pencereden izliyordu. İnsanların koşuşturması ona hep yabancı gelirdi; sanki herkes kendi hikayesini bulmuş ama o kendi hikayesinin başlangıcını bile yazamamış gibiydi.
Bir akşam işten çıktıktan sonra yorgun adımlarla eve yürürken içindeki bir boşluk, her zamankinden çok daha ağır hissedildi. Eve ulaşınca ışıkları açmadan koltuğa oturdu; karanlık, bir süredir kaçtığı duyguların ortaya çıkmasına izin veriyordu.
“Kendimden kaçtıkça daha da küçülüyormuşum,” diye mırıldandı.
Son yıllarda aldığı kararların çoğunun başkalarını mutlu etmek için olduğunu fark etti. Kendini olsun diye değil, beklentiler için yaşamıştı. Bu düşünce Emre’nin boğazını sıkıyordu.
O gece uzun zamandır yapmadığı bir şey yaptı: İçinden geçenleri bir deftere yazdı. Her cümlede biraz daha hafifliyor, biraz daha kendine yaklaşıyordu.
Defteri kapattığında kararını vermişti. Ertesi gün hayatını tamamen değiştirmeyecek belki ama kendine ait küçük bir adım atacaktı. Yıllardır unuttuğu bir duyguyu hissetti: Umut.
Hikaye 2: Gölgedeki Çocuk
Aslı çocukluğundan beri insanlara güçlü görünmeyi öğrenmişti. Ailesi ona “sakın zayıflığını belli etme” diye öğüt verir, o da duygularını bir kutuya kilitlerdi.
Yıllar geçtikçe bu kutu büyüdü, ağırlaştı, hatta içindeki küçük çocuk bile sessizleşti. Aslı, başarılı bir iş kadını olmuştu ama geceleri uykuya dalmadan önce o küçük çocuğun fısıltılarını duymamak için sayfalarca kitap okurdu.
Bir gün iş çıkışında yağmur bastırdı. Şemsiyesi olmadığı için hızlı adımlarla metroya koşarken kaldırımdaki bir çocuğun su birikintisinde mutlulukla zıpladığını gördü. Durdu… Neden durduğunu bilmiyordu ama bakakaldı.
“Ben de böyle neşelenirdim eskiden…” diye düşündü.
Metroya bindiğinde gözleri dalgınlaştı. O küçük çocuk hâlâ içindeydi; sadece yıllardır susturulmuştu. Aslı ilk defa “mutlu muyum gerçekten?” sorusuyla yüzleşti.
Eve vardığında sessizce aynanın karşısına geçti. Kendine bakarken gözlerinde hafif bir dolgunluk hissetti. İçindeki çocuk yıllar sonra kapıya vuruyordu.
O gece kararını verdi: Kendisini yeniden tanımaya başlayacaktı. İnsanların güçlü sandığı Aslı değil, içindeki çocuğun gözünden…
Hikaye 3: Rüzgârın Unuttuğu Sesler
Kerem, sabahları işe giderken kulaklığını takar, dış dünyayı müzikle bastırırdı. Sessizliğin ona zarar vereceğini düşünürdü; çünkü sessizlik, hislerini duyururdu.
Bir sabah kulaklığının bataryası bitti. Bu küçük arıza, Kerem’in dünyanın seslerini duymasına mecbur bırakmıştı. İlk kez uzun zamandır metroda insanların konuşmalarını, adımlarını, trenin raylara sürtünmesini fark etti.
Ama en çok kendi iç sesi yükseliyordu.
“Mutlu musun Kerem?”
Soruyu duyduğunda tedirgin oldu. Bir süredir kendine bu soruyu sormadığını fark etti.
İşe vardığında bilgisayarını açmak yerine pencerenin kenarına oturdu ve dışarıdaki rüzgârı dinledi. Sanki rüzgâr ona yıllardır duymak istemediği şeyleri hatırlatıyordu:
Kaybettiği tutkularını, ertelediği hayallerini, içinde sakladığı kırgınlıkları…
Kerem, yıllardır çalıştığı işin ona artık bir şey katmadığını, sadece alışkanlık olduğu için devam ettiğini anladı. Gün bitmeden masasında küçük bir not bıraktı: “Kendimi bulmak için biraz ara veriyorum.”
O gün, hayatında ilk kez iç sesinin yönlendirdiği bir adım attı. Bu adımın nereye götüreceğini bilmiyordu ama ilk defa korkmuyordu.
Bu Hikayeler Neden Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Hikaye Örnekleri?
Bu üç hikayede:
- Olay örgüsü, dış dünyadaki eylemlerden çok karakterlerin düşüncelerine, duygularına ve içsel çatışmalarına odaklanır.
- Karakterlerin yaşadığı dönüşüm, içsel farkındalık, self-sorgulama, kişisel yüzleşme ve ruh hâli değişimleri üzerinden anlatılır.
- Hikayelerin odak noktası, “başlarına ne geldiği” değil, “başlarına gelenlerden ne hissettikleri”dir.
- Bu yönleriyle, edebiyatta bireyin iç dünyasını esas alan hikaye türünün temel niteliklerini taşırlar.
Daha fazlası için web sitemizi sık sık ziyaret edin!