Bir edebiyatın değişmesi için ne gerekir? Yeni yazarların ortaya çıkması mı, farklı kitapların yazılması mı, yoksa insanların dünyayı ve kendilerini anlama biçimlerinin değişmesi mi?
Türk edebiyatında bu soruların karşılığını bulabileceğimiz en önemli dönemlerden biri Tanzimat edebiyatıdır. Çünkü bu dönemde yalnızca yeni eserler yazılmamış, edebiyatın ne işe yaradığı, kime seslenmesi gerektiği ve hangi konuları ele alabileceği üzerine de ciddi bir değişim yaşanmıştır.
Gazeteler yaygınlaşmış, roman ve tiyatro gibi yeni türler edebiyatımızda yer edinmiş, şiirde vatan, hürriyet, adalet ve insan hakları gibi konular daha fazla işlenmeye başlamıştır. Bir tarafta geçmişten gelen edebiyat anlayışını korumak isteyenler, diğer tarafta Batı edebiyatından yeni biçimler ve düşünceler getirmeye çalışanlar vardır.
Tanzimat edebiyatını anlamak, bu iki anlayışın karşılaşmasını ve Türk edebiyatının nasıl yeni bir yola girdiğini anlamaktır.
Bu yazıda Tanzimat edebiyatının başlangıcını, iki dönemini, temel özelliklerini, önemli sanatçılarını ve eserlerini inceleyeceğiz. Konuyu yalnızca sanatçı ve eser adlarını sıralayarak değil, eserlerin hangi düşünceyle yazıldığını ve neden önemli olduklarını açıklayarak ele alacağız.
Tanzimat Edebiyatı Nedir?
Tanzimat edebiyatı, Türk edebiyatının Batı edebiyatıyla daha güçlü bir ilişki kurmaya başladığı ve yeni yazı türlerinin yaygınlaştığı edebiyat dönemidir. Genel kabul gören tarih aralığı 1860-1896 yıllarıdır.
Bu dönemde Osmanlı Devleti’nde devam eden yenileşme hareketleri edebiyatı da etkilemiştir. Batı’dan çeviriler yapılmış, gazeteler aracılığıyla yeni düşünceler yayılmış ve daha önce edebiyatımızda yaygın olmayan roman, hikâye, tiyatro, makale ve eleştiri gibi türlerde eserler verilmiştir.
Tanzimat edebiyatının ortaya çıkışıyla birlikte yazarların okuyucuya yaklaşımı da değişmeye başlamıştır. Edebiyat, yalnızca belirli bir eğitim almış seçkin çevrelerin okuyabildiği eserlerden ibaret görülmemiş; halka ulaşmanın, toplum meselelerini anlatmanın ve insanları düşünmeye çağırmanın bir aracı olarak da değerlendirilmiştir.
Bu değişim bir anda gerçekleşmemiştir. Eski edebiyat anlayışı ile yeni anlayış uzun süre yan yana varlığını sürdürmüştür. Hatta aynı yazarın farklı eserlerinde iki anlayışın izlerine rastlamak mümkündür.
Tanzimat Edebiyatı Ne Zaman Başladı?
Bu sorunun cevabını verirken Tanzimat Fermanı ile Tanzimat edebiyatının başlangıcını birbirinden ayırmak gerekir.
Tanzimat Fermanı 1839 yılında ilan edilmiştir. Ancak edebiyat tarihinde Tanzimat döneminin başlangıcı olarak genellikle 1860 yılı kabul edilir.
Bunun nedeni, Şinasi ve Agâh Efendi tarafından çıkarılan Tercüman-ı Ahval gazetesinin 22 Ekim 1860 tarihinde yayımlanmaya başlamasıdır. Gazete, Türkçe basın hayatında yeni bir dönemin kapısını açmıştır.
Şinasi’nin gazetenin ilk sayısında yayımlanan Mukaddime yazısı da Türk edebiyatında makalenin gelişimi bakımından önemli bir başlangıçtır.
Burada üç tarihi birbirine karıştırmamak gerekir:
| Tarih | Olay | Önemi |
|---|---|---|
| 1839 | Tanzimat Fermanı | Devlet düzeninde yenileşme hareketlerinin önemli başlangıcı |
| 1860 | Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanması | Tanzimat edebiyatının başlangıcı kabul edilir |
| 1896 | Servet-i Fünun topluluğunun ortaya çıkışı | Tanzimat edebiyatından yeni bir edebiyat dönemine geçiş |
Peki, 1839 ile 1860 yılları arasında hiç yenilik yapılmamış mıdır? Elbette yapılmıştır. Bu yıllar, Tanzimat edebiyatına hazırlık dönemi olarak değerlendirilir. Fransızcadan çeviriler yapılmış, Batı edebiyatı tanınmaya başlanmış ve yeni yazı türlerinin ülkeye girmesine zemin hazırlanmıştır.
Yani Tanzimat edebiyatı 1860 yılında birdenbire ortaya çıkmış değildir. Öncesinde yaklaşık yirmi yıllık bir hazırlık vardır.
Tanzimat Edebiyatı Kaç Döneme Ayrılır?
Tanzimat edebiyatı, sanatçıların sanat anlayışları ve edebiyatın ele aldığı konular bakımından iki dönemde incelenir.
Yaygın ders sınıflandırmasında birinci dönem 1860-1876, ikinci dönem ise 1876-1896 aralığıyla gösterilir. Bazı ders kaynaklarında ikinci dönemin başlangıcı 1877 olarak alınır. Bu yazıda MEB ders notlarında kullanılan 1860-1877 ve 1877-1896 ayrımını esas alıyoruz.
Tanzimat Edebiyatı Birinci Dönem (1860-1877)
Birinci dönem sanatçıları edebiyatı toplumun gelişmesine katkı sağlayan bir araç olarak görmüşlerdir. Bu nedenle vatan, hürriyet, adalet, eşitlik, insan hakları ve eğitim gibi konular eserlerinde önemli yer tutar.
Bu dönemin en belirgin sanat anlayışı sanat toplum içindir düşüncesidir.
Ancak bu düşünceyi yalnızca bir slogan olarak ezberlemek doğru olmaz. Dönemin sanatçılarının ne yapmak istediğine bakmak gerekir.
Örneğin Namık Kemal, Vatan Yahut Silistre oyununda vatan sevgisini ve fedakârlığı anlatır. Şinasi, Şair Evlenmesi eserinde görücü usulü evliliği ve yanlış uygulamaları ele alır. Ahmet Mithat Efendi ise romanlarında okurlarına farklı konularda bilgi vermeye çalışır.
Bütün bu örneklerde edebiyatın yalnızca güzel cümleler kurmak için kullanılmadığını görürüz. Sanatçılar eserleri aracılığıyla bir düşünceyi yaymak, yanlış buldukları davranışları göstermek ve okuyucuyu eğitmek istemişlerdir.
Birinci dönem Tanzimat edebiyatının başlıca özellikleri:
- Sanatın topluma fayda sağlaması gerektiği düşüncesi öne çıkar.
- Vatan, hürriyet, adalet ve insan hakları gibi yeni konular işlenir.
- Gazete ve dergiler edebiyatın gelişmesinde önemli rol oynar.
- Halkın anlayabileceği sade bir Türkçe kullanılması amaçlanır; ancak bu amaç her eserde gerçekleştirilemez.
- Roman, hikâye, tiyatro ve makale gibi türlerin ilk önemli örnekleri verilir.
- Şiirde yeni konular işlenmesine rağmen Divan edebiyatından gelen nazım biçimleri kullanılmaya devam edilir.
- Fransız edebiyatından, özellikle klasisizm ve romantizm akımlarından etkilenilir.
Birinci dönem sanatçıları arasında Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi, Şemsettin Sami ve Ahmet Vefik Paşa bulunur.
Tanzimat Edebiyatı İkinci Dönem (1877-1896)
İkinci dönemde sanatçıların edebiyata bakışı değişmeye başlar. İlk dönemde edebiyatın toplum için bir araç olması gerektiği düşüncesi daha belirginken, ikinci dönemde sanatın kendi güzelliği ve anlatım imkânları üzerinde daha fazla durulur.
Bu dönemin yaygın sanat anlayışı sanat için sanat düşüncesidir.
İlk dönem sanatçılarının aksine ikinci dönem sanatçıları şiirde, romanda ve diğer türlerde insanın iç dünyasına, tabiata, aşka, ölüme ve bireyin yaşadığı sorunlara daha fazla yer verirler.
Recaizade Mahmut Ekrem’in şiir üzerine düşünceleri, Abdülhak Hamit Tarhan’ın ölüm ve hayat üzerine şiirleri ve Samipaşazade Sezai’nin Sergüzeşt romanı bu dönemin farklı yönlerini anlamamıza yardımcı olur.
İkinci dönem Tanzimat edebiyatının başlıca özellikleri:
- Sanat için sanat anlayışı öne çıkar.
- Edebî eserlerde estetik kaygı daha fazla önem kazanır.
- Dil, özellikle şiir ve bazı düzyazı eserlerinde ağırlaşabilir.
- Aşk, ölüm, tabiat ve insanın iç dünyası gibi konular daha fazla işlenir.
- Şiirde Batı edebiyatından gelen yeni biçim ve anlatım yolları denenir.
- Realizm ve natüralizm gibi edebî akımların etkisi belirginleşir.
- Roman ve hikâyede anlatım tekniği gelişmeye başlar.
İkinci dönem sanatçıları arasında Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım ve Muallim Naci bulunur.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Birinci dönem sanatçılarının yalnızca toplumu, ikinci dönem sanatçılarının da yalnızca aşkı ve tabiatı anlattığını düşünmemeliyiz. Bu ayrım, dönemin genel eğilimini gösterir. Örneğin Samipaşazade Sezai’nin Sergüzeşt romanı esaret konusunu ele alır. Dolayısıyla iki dönem arasındaki farkı kesin ve değişmez sınırlar olarak değil, ağırlık verilen konular üzerinden anlamak daha doğrudur.
Birinci ve İkinci Dönem Arasındaki Farklar
İki dönemi anlamanın en kolay yolu aynı soruya iki farklı yazarın nasıl yaklaşabileceğini düşünmektir.
Diyelim ki iki yazar da haksızlığa uğrayan bir insanı anlatmak istiyor.
Birinci dönem yazarı, bu insanın yaşadığı haksızlığı anlatırken toplumun adalet anlayışını sorgulayabilir. Okuyucunun bu duruma tepki göstermesini ve bir değişim istemesini amaçlayabilir.
İkinci dönem yazarı ise aynı insanın yaşadığı acıyı, iç dünyasını ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi daha ayrıntılı ele alabilir. Olayın insanda bıraktığı etki üzerinde durabilir.
Bu örnek iki dönemin genel eğilimini anlamamızı sağlar. Şimdi farkları bir arada görelim:
| Özellik | Birinci dönem | İkinci dönem |
|---|---|---|
| Sanat anlayışı | Sanat toplum içindir | Sanat için sanat |
| Konular | Vatan, hürriyet, adalet, haklar | Aşk, ölüm, tabiat, insanın iç dünyası |
| Dil | Sadeleşme isteği | Daha ağır ve süslü anlatım |
| Şiir | Divan şiiri biçimleri sürdürülür, yeni konular işlenir | Yeni biçimler ve anlatım yolları denenir |
| Roman | İlk örnekler, teknik eksiklikler | Daha gelişmiş kurgu ve anlatım |
| Edebî akımlar | Klasisizm ve romantizm | Realizm ve natüralizm etkileri |
| Önemli temsilciler | Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat | Recaizade, Abdülhak Hamit, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım |
Bu tabloyu ezberlemek yerine iki eseri karşılaştırarak düşünmek çok daha faydalıdır. Örneğin Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre oyunu ile Abdülhak Hamit Tarhan’ın Makber eserine baktığınızda iki farklı sanat anlayışını görebilirsiniz.
Tanzimat Edebiyatının Genel Özellikleri
Tanzimat edebiyatının bütün dönemini değerlendirdiğimizde Türk edebiyatına önemli yenilikler kazandırdığını görürüz.
1. Batı Edebiyatının Etkisi Artmıştır
Tanzimat sanatçıları özellikle Fransız edebiyatını örnek almışlardır. Fransızca eserler Türkçeye çevrilmiş, yeni anlatım biçimleri tanınmış ve Batı’da gelişen edebî türler edebiyatımıza girmeye başlamıştır.
Bu etkilenme yalnızca yeni kitapların çevrilmesiyle sınırlı değildir. Yazarlar, roman ve tiyatronun nasıl kurulacağını, şiirin farklı biçimlerde nasıl yazılabileceğini ve bir düşüncenin düzyazıyla nasıl anlatılabileceğini de öğrenmeye çalışmışlardır.
2. Gazetenin Önemi Artmıştır
Gazeteler Tanzimat edebiyatının gelişmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü düşüncelerin daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırılmasını sağlamıştır.
Tercüman-ı Ahval ile başlayan bu süreçte Tasvir-i Efkâr, Hürriyet, İbret ve başka gazeteler de edebiyatın gelişmesine katkıda bulunmuştur.
Gazete, yalnızca haberlerin yayımlandığı bir yer olmaktan çıkmış; makale, eleştiri, düşünce yazısı ve edebî eserlerin okuyucuyla buluştuğu bir yayın alanı hâline gelmiştir.
3. Yeni Edebî Türler Yaygınlaşmıştır
Tanzimat döneminden önce de Türk edebiyatında hikâye, şiir ve tiyatro benzeri anlatım yolları bulunuyordu. Ancak Batı tarzında roman, modern tiyatro, makale ve eleştiri gibi türlerin gelişmesi bu dönemde hız kazanmıştır.
Özellikle romanın yaygınlaşması, insanların gündelik hayatını, aile ilişkilerini ve değişen toplum düzenini daha ayrıntılı biçimde anlatma imkânı sağlamıştır.
4. Dilin Sadeleşmesi İstenmiştir
Tanzimat sanatçıları edebiyatın halka ulaşabilmesi için daha sade bir Türkçe kullanılması gerektiğini savunmuşlardır. Fakat eski edebiyatın dili ve anlatım alışkanlıkları uzun süre etkisini sürdürmüştür.
Bu nedenle sadeleşme isteği ile eserlerde kullanılan dil arasında zaman zaman büyük farklar ortaya çıkmıştır.
Ziya Paşa’nın Şiir ve İnşa yazısında halk şiirini ve anlaşılır Türkçeyi öne çıkarırken daha sonra Harabat’ın ön sözünde Divan şiirini yüceltmesi bu dönemin dikkat çekici örneklerinden biridir. Bu durum, yenileşme hareketinin kendi içinde de tartışmalar taşıdığını gösterir.
5. Şiirde Yeni Konular İşlenmiştir
Divan şiirinden gelen gazel, kaside ve terkibibent gibi biçimler kullanılmaya devam ederken şiirin konusu genişlemiştir.
Vatan, millet, hürriyet, adalet ve insan hakları gibi kavramlar şiire girmiştir. Özellikle Namık Kemal’in şiirleri bu değişimin anlaşılması için iyi örneklerdir.
İkinci dönemde ise tabiat, aşk, ölüm ve insanın iç dünyası daha fazla işlenmeye başlanmıştır.
6. Edebiyatın Topluma Ulaşma İsteği Güçlenmiştir
Birinci dönem sanatçılarının büyük bir kısmı edebiyatı insanlara düşünce aktarmanın ve onları eğitmenin bir yolu olarak görmüştür.
Ahmet Mithat Efendi’nin romanları bu yaklaşımın belirgin örneklerindendir. Yazar, eserlerinde yalnızca olay anlatmakla kalmaz; okura tarih, coğrafya, bilim, ticaret ve insan ilişkileri üzerine bilgiler de verir.
Bu nedenle Ahmet Mithat için kullanılan “Hace-i Evvel” yani ilk öğretmen unvanı oldukça anlamlıdır.
Tanzimat Edebiyatının Önemli Sanatçıları ve Eserleri
Tanzimat edebiyatının sanatçılarını tanırken yalnızca isimleri ve eserleri ezberlemeye çalışmak yerine, her yazarın edebiyata ne kattığını anlamak gerekir.
Birinci Dönem Sanatçıları
1. Şinasi (1826-1871)
Şinasi, Tanzimat edebiyatının öncülerinden biridir. Gazetecilik, tiyatro, şiir ve çeviri alanlarında önemli çalışmalar yapmıştır.
Edebiyatımızın yeni bir yola girmesinde gazetenin önemini fark etmiş ve yazı dilinin daha anlaşılır olması için çaba göstermiştir.
Öne çıkan eserleri:
- Şair Evlenmesi: Görücü usulü evliliği ele alan tek perdelik komedi. Batı tarzında yazılmış ilk yerli tiyatro eseri olarak kabul edilir.
- Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: Türk edebiyatında makalenin başlangıcı kabul edilen önemli yazılardan biridir.
- Durub-ı Emsal-i Osmaniye: Türk atasözlerini bir araya getirdiği eseridir.
- Tercüme-i Manzume: Batı şiirinden yaptığı çevirileri içeren çalışmasıdır.
Şinasi’nin önemini anlamak için Şair Evlenmesi’ne bakmak yeterlidir. Eser, yalnızca bir evlilik olayını anlatmaz; insanın kendi hayatıyla ilgili kararları başkalarının yönlendirmesine bırakmasının doğurabileceği sorunları da ele alır.
2. Namık Kemal (1840-1888)
Namık Kemal, vatan ve hürriyet kavramlarıyla tanınan önemli bir şair ve yazardır. Edebiyatı toplumun düşünce hayatına katkıda bulunacak bir araç olarak görmüştür.
Eserlerinde vatan sevgisi, özgürlük, adalet ve kahramanlık gibi konular öne çıkar.
Öne çıkan eserleri:
- İntibah: Türk edebiyatında ilk edebî roman olarak kabul edilir.
- Cezmi: Tarihî roman.
- Vatan Yahut Silistre: Vatan sevgisi ve fedakârlığı anlatan tiyatro eseri.
- Gülnihal: Tiyatro eseri.
- Zavallı Çocuk: Aile ve evlilik meselelerini ele alan tiyatro eseri.
Namık Kemal’i anlamanın iyi bir yolu, Vatan Yahut Silistre’nin döneminde uyandırdığı ilgiyi düşünmektir. Bir tiyatro eserinin insanları vatan, özgürlük ve fedakârlık üzerine düşünmeye yöneltmesi, onun edebiyata bakışını gösterir.
3. Ziya Paşa (1825-1880)
Ziya Paşa, şair ve düşünce adamı olarak Tanzimat edebiyatının önemli isimlerindendir. Eski edebiyat anlayışı ile yeni edebiyat düşüncesi arasında gidip gelen yaklaşımıyla da dikkat çeker.
Öne çıkan eserleri:
- Terkib-i Bent: Dönemin meseleleri, insan ve hayat üzerine düşünceler içerir.
- Terci-i Bent: Hayat, kader ve varoluş üzerine sorulara yer verir.
- Harabat: Türk, Arap ve Fars edebiyatından şiirleri bir araya getiren antoloji.
- Şiir ve İnşa: Türk şiiri ve yazı dili üzerine düşüncelerini ortaya koyduğu makale.
- Zafername: Taşlama niteliğindeki eseri.
Ziya Paşa’nın edebiyat tarihindeki ilginç yönlerinden biri, Şiir ve İnşa ile Harabat’ın ön sözünde ortaya koyduğu görüşlerin birbirinden farklı olmasıdır.
Bu örnek, bir sanatçının yenilik düşüncesini savunurken bile geçmişten bütünüyle kopamayabileceğini gösterir. Bir yazarın fikirlerini anlamak için yalnızca tek bir yazısına bakmak yerine farklı zamanlarda kaleme aldığı eserleri de incelemek gerekir.
4. Ahmet Mithat Efendi (1844-1912)
Ahmet Mithat Efendi, Tanzimat edebiyatının en üretken yazarlarından biridir. Roman, hikâye, tiyatro ve öğretici yazılar başta olmak üzere çok sayıda eser vermiştir.
Okuyucusunu eğitmek ve bilgilendirmek istediği için eserlerinde sık sık açıklamalara yer verir. Bu yönüyle edebiyatı öğretme aracı olarak kullanmıştır.
Öne çıkan eserleri:
- Felatun Bey ile Rakım Efendi: Yanlış Batılılaşmayı ve iki farklı hayat anlayışını karşılaştırır.
- Hasan Mellah: Serüven romanı.
- Hüseyin Fellah: Serüven romanı.
- Letâif-i Rivayat: Hikâye türündeki eserlerini bir araya getiren dizi.
- Paris’te Bir Türk: Roman.
Ahmet Mithat’ı tanımak için Felatun Bey ile Rakım Efendi’yi incelemek faydalıdır. Felatun Bey, Avrupa’yı yüzeyden taklit eden bir hayat sürerken Rakım Efendi çalışkanlığı ve bilgiye verdiği değerle öne çıkar.
Yazar burada Batılılaşmanın yalnızca kıyafet, eğlence ve görünüşten ibaret olmadığını düşündürür.
5. Şemsettin Sami (1850-1904)
Şemsettin Sami, roman, tiyatro, gazetecilik ve sözlük çalışmalarıyla tanınır. Türkçenin gelişmesi ve söz varlığının ortaya konulması için önemli eserler vermiştir.
Öne çıkan eserleri:
- Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat: İlk yerli Türk romanı olarak kabul edilir.
- Besa yahut Ahde Vefa: Tiyatro eseri.
- Kamus-ı Türkî: Türkçe sözlük çalışması.
Şemsettin Sami’nin önemi yalnızca roman yazması değildir. Türkçeye ait kelimeleri belirleme, açıklama ve düzenleme çabası da dil tarihimiz bakımından değerlidir.
6. Ahmet Vefik Paşa (1823-1891)
Ahmet Vefik Paşa, Tanzimat döneminde tiyatronun gelişmesine katkıda bulunan devlet adamı, yazar ve çevirmenlerden biridir.
Özellikle Molière’in oyunlarını Türkçeye uyarlamasıyla tanınır.
Öne çıkan çalışmaları:
- Zor Nikâh: Molière’den uyarlama.
- Zoraki Tabip: Molière’den uyarlama.
- Lehçe-i Osmanî: Türkçenin söz varlığını ele alan sözlük çalışması.
- Fezleke-i Tarih-i Osmanî: Tarih eseri.
Ahmet Vefik Paşa’nın çeviri ve uyarlamaları, Batı tiyatrosunun Türk sahnesinde tanınmasına katkıda bulunmuştur.
İkinci Dönem Sanatçıları
1. Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914)
Recaizade Mahmut Ekrem, Tanzimat’ın ikinci döneminde yetişmiş önemli şair, romancı ve tiyatro yazarıdır. Özellikle edebiyat üzerine düşünceleri ve genç yazarlara yol göstermesiyle tanınır.
Öne çıkan eserleri:
- Araba Sevdası: Yanlış Batılılaşmayı ele alan roman.
- Zemzeme: Şiir kitabı.
- Talim-i Edebiyat: Edebiyat bilgisi üzerine eseri.
- Çok Bilen Çok Yanılır: Tiyatro eseri.
- Pejmürde: Şiir ve düzyazıları.
Araba Sevdası, Bihruz Bey üzerinden görünüşe önem veren ve Batı’yı yüzeyden taklit eden bir insan tipini anlatır. Bu yönüyle Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ile Rakım Efendi romanıyla karşılaştırılarak okunabilir.
2. Abdülhak Hamit Tarhan (1852-1937)
Abdülhak Hamit Tarhan, şiirde yeni konular ve biçimler deneyen, Türk edebiyatının yenileşmesinde etkili olan şair ve tiyatro yazarıdır.
Şiirlerinde ölüm, hayat, tabiat ve insanın iç dünyası üzerine düşünür.
Öne çıkan eserleri:
- Makber: Eşinin ölümünden sonra yazdığı, ölüm ve hayat üzerine yoğunlaşan şiir.
- Sahra: Tabiat konulu şiirleriyle tanınır.
- Eşber: Manzum tiyatro.
- Nesteren: Tiyatro eseri.
- Hacle: Şiir kitabı.
Makber, Abdülhak Hamit’in şiir anlayışını ve ölüm karşısındaki sorgulamalarını anlamak için önemli bir eserdir. Şair, ölüm gerçeği karşısında sorular sorar ve insanın hayatla kurduğu bağı yeniden düşünür.
3. Samipaşazade Sezai (1860-1936)
Samipaşazade Sezai, Tanzimat edebiyatının ikinci döneminde hikâye ve roman türlerinde eserler vermiştir. Özellikle anlatımındaki gözlem gücü ve gerçekçi tasvirleriyle tanınır.
Öne çıkan eserleri:
- Sergüzeşt: Esaret konusunu ele alan roman.
- Küçük Şeyler: Hikâyelerini bir araya getirdiği eser.
- Rumuzü’l-Edeb: Edebî yazıları.
Sergüzeşt romanında Dilber adlı genç bir kızın yaşadığı güçlükler üzerinden esaret kurumu ele alınır. Samipaşazade Sezai, okuyucuyu yalnızca bir kahramanın hayatını izlemeye değil, bu hayatı mümkün kılan düzeni de sorgulamaya çağırır.
4. Nabizade Nazım (1862-1893)
Nabizade Nazım, Tanzimat edebiyatında realizm ve natüralizm akımlarının etkisini taşıyan önemli yazarlardandır.
Öne çıkan eserleri:
- Karabibik: Köy hayatını anlatan uzun hikâye.
- Zehra: Kıskançlık ve aile ilişkilerini konu alan roman.
- Hasba: Hikâye.
- Yadigârlarım: Hikâye.
Karabibik, köy hayatını ve köylünün geçim mücadelesini anlatması bakımından önemlidir. Bu eserde alışılmış şehir hayatının dışına çıkılarak Anadolu’daki günlük yaşantıya yer verilir.
5. Muallim Naci (1850-1893)
Muallim Naci, şiir ve edebiyat üzerine çalışmalarıyla tanınır. Eski şiir anlayışına bağlı kalmış, bunun yanında yeni edebiyat çevreleriyle tartışmalara girmiştir.
Öne çıkan eserleri:
- Ömer’in Çocukluğu: Hatıra türünde eser.
- Ateşpare: Şiir kitabı.
- Demdeme: Eleştiri yazıları.
- Zâtü’n-Nitâkayn: Tiyatro eseri.
Muallim Naci, Recaizade Mahmut Ekrem ile yaşadığı edebiyat tartışmalarıyla da dönemin önemli isimlerinden biridir.
Tanzimat Döneminde Edebiyatımıza Giren Yeni Türler
Tanzimat edebiyatını önemli kılan gelişmelerden biri de yeni edebî türlerin tanınması ve yaygınlaşmasıdır.
Bunların başında roman, hikâye, tiyatro, makale ve eleştiri gelir.
| Tür | Tanzimat dönemindeki gelişme | Önemli örnek |
|---|---|---|
| Roman | Yerli roman örnekleri verilmeye başlandı. | Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat |
| Hikâye | Batı tarzında hikâye örnekleri yayımlandı. | Letâif-i Rivayat, Küçük Şeyler |
| Tiyatro | Yeni sahne anlayışı ve oyunlar gelişti. | Şair Evlenmesi |
| Makale | Gazetelerde düşünce ve bilgi yazıları yayımlandı. | Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi |
| Eleştiri | Edebî eserler ve sanat anlayışları üzerine tartışmalar başladı. | Tahrib-i Harabat |
| Gezi yazısı | Yurt içi ve dışı geziler yazıya aktarıldı. | Avrupa’da Bir Cevelân |
Bu türlerin gelişmesi, edebiyatın yalnızca şiirden ibaret olmadığını gösterir. Artık bir insanın hayatını, bir toplumdaki değişimi, bir düşünceyi veya bir olayı farklı yazı biçimleriyle anlatmak mümkün hâle gelmiştir.
Tanzimat Edebiyatında İlkler
Tanzimat dönemi, Türk edebiyatında birçok yeni türün ve ilk önemli örneğin ortaya çıktığı bir dönemdir.
| Edebiyat tarihinde önemli başlangıç | Sanatçı veya eser |
|---|---|
| İlk özel Türkçe gazete | Tercüman-ı Ahval |
| İlk makale kabul edilen yazı | Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi – Şinasi |
| İlk yerli tiyatro eseri kabul edilen oyun | Şair Evlenmesi – Şinasi |
| İlk çeviri roman | Telemak – Yusuf Kâmil Paşa |
| İlk yerli roman | Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat – Şemsettin Sami |
| İlk edebî roman | İntibah – Namık Kemal |
| İlk önemli eleştiri örneklerinden biri | Tahrib-i Harabat – Namık Kemal |
Önemli bir ayrıntı: Şinasi’nin Şair Evlenmesi 1859 yılında yazılmış, Tercüman-ı Ahval’de 1860 yılında yayımlanmıştır. Bu nedenle eserin tarihiyle Tanzimat edebiyatının başlangıç tarihi bazen karıştırılır.
Türk edebiyatındaki diğer ilkleri öğrenmek için Edebiyatımızda İlkler: Türk Edebiyatının Dönüm Noktaları ve Öncü İsimleri yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Tanzimat Edebiyatında Görülen Edebî Akımlar
Tanzimat sanatçıları Batı edebiyatından yalnızca yeni yazı türlerini değil, edebî akımları da tanımışlardır.
Bu akımlar, yazarların eserlerinde hangi konulara yöneldiklerini ve bunları nasıl anlattıklarını anlamamıza yardımcı olur.
Klasisizm
Klasisizm, akıl, ölçü, düzen ve uyumu öne çıkaran edebiyat anlayışıdır. Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa, bu akımın Türk edebiyatında tanınmasına katkı sağlayan isimlerdendir.
Romantizm
Romantizm, duygu, hayal, özgürlük, kahramanlık ve güçlü karşıtlıklara yer veren edebiyat akımıdır. Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi’nin eserlerinde romantizmin etkileri görülür.
Realizm
Realizm, insanı ve hayatı mümkün olduğunca gerçekçi biçimde anlatmayı amaçlar. Olaylar ve kişiler ideal hâle getirilmeden, yaşanan hayatın içinden ele alınır.
Samipaşazade Sezai ve Recaizade Mahmut Ekrem’in bazı eserlerinde realizmin etkisi belirgindir.
Realizm Akımı ve Türk Edebiyatındaki Temsilcileri yazımızda bu akımı daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.
Natüralizm
Natüralizm, insanı içinde bulunduğu çevre, kalıtım ve yaşadığı şartlarla birlikte açıklamaya yönelen bir akımdır. Realizmden daha ayrıntılı gözlem ve neden-sonuç ilişkisi arayışıyla ayrılır.
Nabizade Nazım’ın özellikle Karabibik ve Zehra adlı eserlerinde natüralist anlayışın etkileri üzerinde durulur.
Bu akımı daha iyi anlamak için Natüralizm ve Türk Edebiyatındaki Temsilcileri yazımıza bakabilirsiniz.
Bir eserin hangi akımdan etkilendiğini anlamanın en iyi yolu, yalnızca yazarın adını ezberlemek değildir. Eserde kişilerin nasıl anlatıldığına, olayların nasıl geliştiğine ve yazarın hangi ayrıntıları öne çıkardığına bakmak gerekir.
Tanzimat Edebiyatı Neden Önemlidir?
Tanzimat edebiyatı, Türk edebiyatının sonraki dönemlerini anlamak için önemli bir başlangıç noktasıdır. Çünkü bu dönemde yapılan denemeler, Servet-i Fünun ve Millî Edebiyat gibi daha sonraki hareketlerin gelişmesine zemin hazırlamıştır.
Gazetenin edebiyat hayatındaki yeri güçlenmiş, roman ve hikâye yaygınlaşmış, tiyatro yeni bir anlatım alanı kazanmış ve Türkçenin sadeleşmesi üzerine daha fazla düşünülmeye başlanmıştır.
Üstelik bu dönemin sanatçıları yalnızca eser üretmemiş, edebiyatın nasıl olması gerektiği üzerine de tartışmışlardır. Ziya Paşa’nın dil ve şiir hakkındaki görüşleri, Namık Kemal’in edebiyatı toplum için bir araç olarak değerlendirmesi ve Recaizade Mahmut Ekrem’in estetik üzerine çalışmaları bu tartışmaların örnekleridir.
Bana göre Tanzimat edebiyatının asıl önemi, Türk edebiyatına tek bir yeni tür kazandırmış olması değildir. Daha önemli olan, edebiyatın kendisini sorgulamaya başlamasıdır.
Bir yazar artık yalnızca güzel şiir yazmayı değil, neden yazdığını, kime seslendiğini ve hangi düşünceyi anlattığını da tartışmaktadır. Bu sorgulama, edebiyatın gelişmesine katkıda bulunmuştur.
Tanzimat Edebiyatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Tanzimat edebiyatı hangi yılda başlamıştır?
Tanzimat edebiyatının başlangıcı olarak 1860 yılı kabul edilir. Bu tarihte Şinasi ve Agâh Efendi’nin çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesi yayımlanmaya başlamıştır.
Tanzimat edebiyatı hangi yıllar arasında sürmüştür?
Genel kabul gören tarih aralığı 1860-1896’dır. Hazırlık dönemi ise 1839-1860 yıllarını kapsar.
Tanzimat edebiyatı kaça ayrılır?
İki döneme ayrılır. Birinci dönem 1860-1877, ikinci dönem 1877-1896 olarak sınıflandırılır.
Tanzimat birinci dönem sanat anlayışı nedir?
Birinci dönemde sanat toplum içindir anlayışı öne çıkar. Sanatçılar edebiyatı insanları eğitmek ve toplum meselelerini anlatmak için kullanmışlardır.
Tanzimat ikinci dönem sanat anlayışı nedir?
İkinci dönemde sanat için sanat düşüncesi ağırlık kazanır. Estetik kaygı, insanın iç dünyası, tabiat, aşk ve ölüm gibi konulara daha fazla yer verilir.
Tanzimat edebiyatının en önemli temsilcileri kimlerdir?
Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi, Şemsettin Sami, Ahmet Vefik Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım ve Muallim Naci başlıca temsilciler arasındadır.
Tanzimat edebiyatında hangi türler gelişmiştir?
Roman, hikâye, tiyatro, makale, eleştiri, gezi yazısı ve hatıra gibi türlerin gelişimi hız kazanmıştır.
Tanzimat edebiyatının ilk romanı hangisidir?
Şemsettin Sami’nin 1872 yılında yayımlanan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseri, ders kaynaklarında genellikle ilk yerli Türk romanı olarak gösterilir.
Tanzimat edebiyatının ilk tiyatro eseri hangisidir?
Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı eseri, Batı tarzında yazılmış ilk yerli tiyatro eseri kabul edilir.
Tanzimat edebiyatında hangi Batı akımları etkili olmuştur?
Klasisizm, romantizm, realizm ve natüralizm akımları etkili olmuştur. Birinci dönemde klasisizm ve romantizm, ikinci dönemde ise realizm ve natüralizm etkileri daha belirgin hâle gelmiştir.
Sonuç
Tanzimat edebiyatı, Türk edebiyatının eski anlayıştan yeni bir edebiyat düzenine geçerken yaşadığı değişimin en önemli duraklarından biridir.
Bu dönemde gazete, roman, hikâye ve tiyatro gibi türlerin gelişmesi kadar, yazarların edebiyat üzerine düşünmeye başlaması da önemlidir. Sanat toplum için mi yapılmalıdır, yoksa sanatın kendi güzelliği mi ön planda tutulmalıdır? Dil halka ulaşabilecek kadar sade olmalı mıdır? Batı edebiyatından yararlanırken kendi edebiyatımızın geçmişi nasıl değerlendirilmelidir?
Bu soruların tamamı Tanzimat döneminde tartışılmıştır.
Şinasi’den Namık Kemal’e, Ziya Paşa’dan Recaizade Mahmut Ekrem’e kadar birçok sanatçı farklı cevaplar vermiştir. Kimi geçmişten kopmadan yenilik aramış, kimi edebiyatı toplumun değişmesi için kullanmış, kimi de sanatın kendi güzelliğine yönelmiştir.
Bu nedenle Tanzimat edebiyatını öğrenirken yalnızca sanatçıları ve eserleri ezberlemekle yetinmemek gerekir. Eserlerin hangi düşüncelerle ortaya çıktığını ve Türk edebiyatına ne kattığını anlamak daha değerlidir.
Çünkü bir edebiyat dönemini gerçekten tanımak, o dönemde yazılmış kitapların adlarını bilmekten fazlasını gerektirir. O kitapları yazan insanların neden yeni bir anlatım yolu aradığını, neyi değiştirmek istediğini ve hangi düşünceyle hareket ettiğini de kavramak gerekir.
Kaynaklar ve ileri okuma
- Millî Eğitim Bakanlığı — 11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Notları
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Şinasi
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Namık Kemal
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Ziya Paşa
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Ahmet Mithat Efendi
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Şemseddin Sami
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Recaizade Mahmut Ekrem
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Samipaşazade Sezai
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Abdülhak Hamit Tarhan